28 Kasım 2011 Pazartesi

Özlem

Geçer sandım biliyo musun? 
Yaşarım acımı, biter. 
Ama bitmezmiş meğer öyle kolay. 
Bu perşembe ayrılığımızın birinci ayı. 
Ne çabuk geçti zaman.. 
Halbuki ne kadar yavaştı bir yandan. 
Zaman hızlansa da, acılar hızlanmıyo ki. 
Yavaş yavaş özlüyosun, 
Yavaşça akıyo göz yaşları gözlerinden. 
Her gün bir damla daha.. 
Her gün bir resme daha bakıp ne kadar güzel olduğunu düşünüyosun. 
Bunu düşünüp geriye baktığında ise zamanın o kadar da hızlı geçmediğini anlıyosun. 
Ve bitmiyo biliyo musun? 
Seni sevmem bitmiyo. 
Hiç geçmiycek diye korkuyorum. 
Seni sanki ben hiç bitiremiycem içimde. 
Uzakta olmasaydın keşke.. 
Daha kötü şeyler yaşasaydık keşke. 
Senden nefret edebilseydim... keşke. 

Başta zorla akıtmaya çalıştığım gözyaşları şimdi yalnız kaldığım her an bırakmıyolar beni. 
Sanki öldün sen. 
Yasını tutuyorum bende. 
Tek başıma. 
Şarkılarla, resimlerle hatırlıyorum seni. 
Rüyamda görüyorum bazen. 
Kimse bilmiyoki bizim ilişkimizi. 
Sen ve benden başka kimse bilmedi ki hiç bi zaman. 

Senin gelmeni beklemeyi özlüyorum. 
Odamı heyecan içinde temizlemeyi, ne giyeceğime karar vermeyi. 
Gelişini camda bekleyişimi ve senin kulaklıklarınla metrodan çıkışını izlemeyi. 
Kıyafetime laf etmeni bile özlüyorum. 
Nasıl uyuz olurdum halbuki. 
Beraber sarhoş olup gülmeyi, seninle sohbet etmeyi özlüyorum. 
Yemek seçimime karışmanı da özlüyorum. 
Ona da uyuz olurdum aslında. 
Şimdi keşke yanımda olabilsen de yapsan. 
Keşke odamızda olsak. 
Yatağımızda olsak. 
T-shirtunu versem sana. 
Dişimizi fıçalasak beraber ve yatağımıza girsek. 
Sevsem seni önce. Öpsem.. Koklasam.. 
Müzik dinlesek beraber. 
Boğuşsak yatağın içinde.. 
Sabaha kadar uyumasak. 
Gerçek dünya yokmuş gibi olsa gene keşke. 
Şarkılar söylesen sen bana arabada. 
Kahvaltı hazırlasan, yataklarımızı yapsan. 
Duştan çıksan mis gibi tertemiz. 
Sigara yaksak beraber, bi film açsak. 
İçsek karşılıklı. 
Gözlerimizden yaşlar gelene kadar gülsek. 
Planlar yapsak geleceğe dair. 
Daha doğrusu ben yapsam.. sen sussan.. 

Neden sustuğunu şimdi anlıyorum biliyo musun? 
Hep biliyomuşsun aslında geleceği. 
Ben karşında hayalperest genç kızlar gibi planlar yaparken, 
Sen aslında geleceği hep biliyomuşsun. 
Kafana koymuşsun bitirmeyi. 
Benden vazgeçmeyi.. beni kaybetmeyi. 
Seni kaybetmemi.. 

Bunları yazarken geri dönüyorum yaşadıklarımıza. 
Aslında her birinde acı var. 
Aslında seni her sevdiğimde, sana her baktığımda bugünün geleceğini bilirdim ben biliyo musun? 
Bi gün sensiz kalacağımı, 
Senin böyle ölü gibi soğuk, uzak ve ulaşılmaz olucağını bilirdim. 
İçim titrerdi sana bakarken. 
Elini tutmak isterdim hep hatırlar mısın? 
Sen sevmezdin el ele yürümeyi. 
Benimmişsin gibi hissederdim elimi tuttuğunda. 
Belki de olur.. Belki de o kadar acımasız olmaz bu sefer dünya derdim. 
Aptallık.. 

Gittin işte şimdi. 
Bak yoksun artık. 
Bu kadar zaman oldu. 
Özlemiyo musun beni? 
Ben seni özlüyorum biliyo musun? 
Araba sürerken yan koltuğa dokunuyorum, 
Oturduğun yeri hissediyorum. 
Yatağımın duvarına sürünüyorum geceleri, 
Dokunduğun yerlere dokunuyorum bende. 
Bıraktığın tshirt varya hani.. yıkamadım, arada kokluyorum. 
Resimlerimize bakıyorum. O ana dönüyorum. 
Donuk olan resim hareket ediyo sanki.. 
Fotoğraf çekiliyo ve ordaki hayat devam ediyo. 
Hissediyorum. 
Seni tekrar hissetmek için, 
Varlığını tekrar yanımda hissedebilmek için uğraşıyorum işte. 
Saçma dimi? 
Sen olsan kesin saçmaladığımı düşünürdün. 
Ama yapamadım işte. 
Alışamadım hala. 
Ruhumdan seni çıkarıp atmayı bende istiyorum. 
İnan çok uğraşıyorum. 

Bi gün çıkıcaksın ruhumdan biliyorum. 
O gün gözyaşları olmıycak artık. 
Düşünüp, sevecen bir gülümsemeyle hatırlıycam seni. 
Güzel günlerdi.. deyip geçebilicem. 

Bir gün sen gerçekten ölüceksin ruhumda. 
Umarım yakında..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder